11 yaşında olmasına rağmen geçmişte bunu şu fiyata alabiliyordum diyip röportajda bugünle geçmiş kıyaslaması yapan Ahmet Buğra Gürses hayallerinden, ailesinin yaşadıkları zorluklardan söz ederken ülke ekonomisi yorumları hem güldürdü hem de hüzünlendirdi. Asker olmak istediğini belirten Ahmet Buğra’nın röportajımızda gelecekle ilgili endişeleri de dikkat çekti.

Bundan iki yıl önce dolar 8 TL idi diyen Gürses şu anki kurun 26 TL civarında seyrettiğini söylediği röportajda şu ifadeleri kullandı: “Asker olmak istiyorum. Şuan geleceğe dair bir kaygı güdüyorum. Ben büyüdüğümde kendime nasıl düğün yapayım? Kendime nasıl ev alayım? Kendime nasıl araba alayım? Kendimi nasıl doyurayım? Bunlar benim için büyük bir problem. Şuanki yaşantımdan hiç memnun değilim. Mesela teknoloji olarak ilerdeyiz ama şu anda para durumu olarak kötü durumdayız. Mesela şurada herhangi bir yere yemek yemeye giriyoruz. En az kişi başı 100 TL. Biraz önce bir arkadaşıma 300 TL’ye bir ayakkabı aldık. Daha önce aynı ayakkabıyı 100 TL’ye alıyorduk. Keşke tüm dünya genelinde tek bir para sistemi olsa.”

“Ekonomi Böyle Giderse Kimse Birşey Yapamayacak”

“Benim sünnet düğünümde 200 TL’ye çeyrek altın alıyorduk” diyince muhabirimizin yönelttiği “Bizim bugün ki röportaj konumuzda altın takmayla ilgili. Senin sünnet düğününde çeyrek takanların düğün nişan gibi bir organizasyonu olduğunda karşılığı aynı mı olmalı. Çeyrek altınsa çeyrek, bilezikse bilezik gibi. Ne düşünüyorsun bu konuyla ilgili sorumuza “Şimdi olmuş çeyrek altın 2 bin küsür. Sünnet düğünümde herkes altın taktı ama şu an bir düğüne gittiğimizde birinci derece aile haricinde kimse altın takamıyor. Esnaf çocuğuyum. Çok düğüne gideriz. Gittiğimde gördüğüm en fazla taktıkları 200-300 TL oluyor. Yani diyeceğim o ki şuan insanlar altın da alamıyor ekonomik durumlardan dolayı. Mesela benim dayımın düğünü var. Onun için şuan benim anneannemgil altını geçtim evin olmazsa olmazı mobilyayı zor alıyor.”

“Mesela arkadaşım Fransa'dan geliyor. Çocuk diyor ki orada durum çok iyi burası çok pahalı. Bizim burada alamadığımız PlayStation’ı o çocuk orada ucuz bir şekilde alabiliyor. Arkadaşım oradan 200 Euro ile geldi. Ona burada istediği şeyleri aldık üzerine yedik, içtik. 200 Euro’yu zor bitirdik. Ben Türkiye’de 200 TL ile  hiçbir şey yapamazdım. Umarım herşey tersine döner ve çok güzel olur.” dedi.

Muhabir: Mehmet Akif Orhan